İletişim

Sık Sorulan Sorular

Ortodonti ve Genel Süreç

Ortodonti, dişlerdeki çapraşıklıkları, çene kemiklerinin uyumsuzluklarını ve kapanış bozukluklarını teşhis edip tedavi eden diş hekimliği uzmanlık dalıdır. Ortodontist ise 5 yıllık diş hekimliği eğitiminin ardından, ortodonti alanında en az 4 yıl daha uzmanlık veya doktora eğitimi almış olan diş hekimidir.
Çocuklarda ilk ortodontik muayenenin kalıcı dişlerin sürmeye başladığı 7-8 yaşlarında yapılması önerilir. Erken muayene, ileride cerrahi gerektirebilecek ciddi çene problemlerinin önceden tespit edilip basitçe yönlendirilmesini sağlar.
Hayır, yaş sınırı yoktur. Dişleri çevreleyen kemik ve diş eti dokuları sağlıklı olduğu sürece 7'den 70'e herkese tedavi uygulanabilir. Özellikle günümüzdeki şeffaf plak sistemleriyle yetişkin hasta sayımız çok fazladır.
Süre, vakanın zorluğuna göre değişmekle birlikte genellikle 8 ay ile 24 ay arasındadır. Şeffaf plak teknolojisi bazı vakalarda süreyi belirgin oranda kısaltabilmektedir.
Her hastada şart değildir. Modern ortodontide, gelişmiş teknolojiler ve çene genişletici apareyler sayesinde diş çekimi kararı son çare olarak değerlendirilir. Kesin karar sefalometrik analiz sonrası verilir.
Hayır, ortodontik muayene ve ölçü/tarama işlemleri tamamen acısızdır. İğne veya anestezi kullanılmaz. Ağız içi 3D dijital tarayıcılarımızla saniyeler içinde konforlu bir şekilde kayıtlarınız alınır.
Evet. Tedaviye başlamadan önce ağzınızın tamamen sağlıklı olması gerekir. Varsa çürükleriniz dolgu veya kanal tedavisi ile tedavi edilmeli, diş taşlarınız temizlenmelidir.
Ortodontik tedavinin temel amacı sadece estetik değil, aynı zamanda alt ve üst dişlerin doğru kapanmasını sağlamaktır. Tek çeneye uygulanan tedaviler kapanış dengesini bozabileceği için genellikle alt ve üst çeneye birlikte tedavi önerilir. İstisnai durumlarda hekim karar verir.
Genetik yatkınlık (çene kemiği ile diş boyutları uyumsuzluğu), çocuklukta uzun süreli emzik/biberon kullanımı, parmak emme, ağızdan nefes alma veya erken kaybedilmiş süt dişleri dişlerin çapraşıklaşmasına neden olan başlıca faktörlerdir.
Tedavinin ilk birkaç gününde dilinizin tellere veya plaklara alışma süreci olduğu için bazı harflerde çok hafif farklılıklar yaşanabilir. Ancak bu durum geçicidir; birkaç gün içinde konuşmanız tamamen normale döner.

Geleneksel Diş Teli (Braket) Tedavisi

Tellerin takılma işlemi tamamen acısızdır. Taktıktan sonraki ilk 3-5 gün dişlerde gerilme hissine bağlı hafif bir sızı olabilir. Bu süreçte yumuşak gıdalar tüketmek ve hekiminizin önereceği basit bir ağrı kesici kullanmak yeterlidir.
İkisi de dişleri düzeltmekte oldukça etkilidir. Metal teller sürtünmesi daha az olduğu için vakaya göre biraz daha hızlı olabilir ve daha dayanıklıdır. Porselen (safir) braketler ise estetik kaygısı olan hastalarımız için görünmezlik avantajı sunar.
Metal braketlerin etrafına takılan küçük renkli lastikler, genellikle her aylık (4-6 hafta) kontrol seansınızda yenileriyle değiştirilir. Her seansta farklı bir renk seçebilirsiniz!
Eğer kırılan parça yanağınıza batıyorsa, size verdiğimiz ortodontik mumu o bölgeye yapıştırabilirsiniz. Ardından vakit kaybetmeden kliniğimizi arayarak acil bir randevu oluşturmalısınız.
Elbette yapabilirsiniz. Ancak boks, basketbol veya futbol gibi yüz bölgesine darbe alma riski olan sporlarda tellerinizi ve dudaklarınızı korumak için özel "ağız koruyucu (mouthguard)" kullanmanızı tavsiye ederiz.
Evet, ortodontik tedavide kullanılan malzemeler MR çekimine tıbbi bir engel oluşturmaz. Sadece baş-boyun bölgesinden MR çekilecekse, görüntülerde hafif bir yansıma yapabilir, bunu radyoloji uzmanınıza bildirmeniz yeterlidir.
Braketlerin kendisi dişi çürütmez veya leke bırakmaz. Ancak, braketlerin etrafında biriken yemek artıklarını düzenli fırçalamazsanız, bu plaklar asit üreterek diş minesinde kalıcı beyaz lekeler veya çürükler oluşturabilir. İşin sırrı iyi hijyendir.
Braketlerin dişin dudak tarafına değil, tamamen iç (dil) kısmına yapıştırıldığı, dışarıdan %100 görünmez olan özel bir ortodontik tekniktir. Estetik kaygısı çok yüksek olan hastalarımız için premium bir alternatiftir.
Diş hareketinin biyolojik bir sınırı vardır; kemiğe çok hızlı ve ağır kuvvet vermek diş köklerine zarar verebilir. Ancak randevularınıza aksatmadan gelmeniz, braketleri kırmamanız ve lastiklerinizi düzenli kullanmanız tedaviyi en erken sürede bitirmenin altın anahtarıdır.
Teller kendi başına koku yapmaz. Kokuya sebep olan şey teller arasına sıkışan ve temizlenmeyen yemek artıklarıdır. Ortodontik fırça ve arayüz fırçası kullanarak sağladığınız tam bir hijyen ile ağız kokusunun tamamen önüne geçebilirsiniz.

Şeffaf Plak (Telsiz) Tedavisi

3D dijital teknoloji ile kişiye özel üretilen, takıp çıkarılabilen, dişleri saran şeffaf termoplastik plaklar ile dişleri yavaşça ideal konumuna getiren, tellere alternatif modern ortodontik tedavi yöntemidir.
Başarılı bir tedavi için plakların günde ortalama 20-22 saat takılması gereklidir. Sadece yemek yerken, sıcak içecekler içerken ve diş fırçalarken çıkarılmalıdır.
Hayır, plaklarla yemek yenmemelidir. Plaklar çiğneme kuvvetlerine dayanıklı üretilmemiştir ve hasar görebilirler. Yemek yemeden önce mutlaka plaklarınızı özel kutusuna çıkartmalısınız.
Kesinlikle evet. Doğru planlama ve hastanın plakları düzenli kullanması (kooperasyon) sağlandığında, şeffaf plaklar en az klasik diş telleri kadar, hatta bazı özel vakalarda diş tellerinden daha etkilidir.
Yeni bir plağa geçiş yaptığınız ilk gün dişlerinizde hafif bir baskı ve hassasiyet hissedebilirsiniz. Bu, dişlerin hareket ettiğinin göstergesidir ve birkaç gün içinde hızla kaybolur. Tellerdeki gibi yanak batması veya yara yapma durumu yoktur.
Plaklarınızı soğuk veya ılık su altında yumuşak bir diş fırçası ve sıvı el sabunu ile nazikçe fırçalayabilirsiniz. Ayrıca eczanelerde satılan özel temizleme tabletlerini (Corega vb.) suda eriterek plaklarınızı içinde bekletebilirsiniz.
İlk takıldığı 1-2 gün dilin plağa alışma sürecinde pelteklik yaşanabilir, ancak bu çok kısa sürer. Birkaç gün sonra plaklar ağzınızdayken çok rahat bir şekilde konuşmaya devam edersiniz.
Plakları önerilen saatten az takarsanız dişleriniz hedeflenen konuma gelemez. Bu da sonraki plakların dişlerinize uymamasına, tedavinizin gerilemesine ve sürenin uzamasına neden olur.
Evet, plaklarınız ağzınızdayken çay, kahve, kola gibi renkli içecekler tüketirseniz plaklar sararabilir. Ayrıca sıcak içecekler plağın şeklini (termoplastik yapısını) bozabilir. Bu tür içecekleri içerken plağı çıkartmanız önerilir.
Gelişen teknoloji sayesinde şeffaf plaklar vakaların %90'ından fazlasına uygulanabilmektedir. Ancak dişeti hastalığı (periodontitis) çok ilerlemiş olanlara veya çok ağır iskeletsel cerrahi gerektiren bazı özel vakalara uygun olmayabilir. Sefalometrik analiz ile netleşir.

Çocuk Ortodontisi ve Çene Gelişimi

Evet, maalesef bozar. 4-5 yaşından sonra devam eden parmak emme alışkanlığı, üst çenenin daralmasına ve üst ön dişlerin öne doğru fırlak (V şeklinde) çıkmasına sebep olur. Alışkanlık kırıcı özel apareylerle bunun önüne geçilmelidir.
Genel kural olarak klasik tel tedavisi için (faz-2) tüm süt dişlerinin dökülmesi ve kalıcı dişlerin sürmesi (yaklaşık 11-12 yaş) beklenir. Ancak şiddetli çene problemleri varsa, süt dişleri varken de "Erken Dönem (Faz-1)" ortodontik aparatlar kullanılır.
Sürekli ağızdan nefes alma, dişlerin birbiri üzerine binmesi (çapraşıklık), üst çenenin "V" şeklinde dar olması veya alt çenenin kapanışta yana kayması çene darlığı belirtisidir. Çene genişletici apareyler ile büyüme çağında kolayca tedavi edilir.
Damaklık, çocukların takıp çıkarabildiği akrilik plastikten üretilen bir cihazdır. Ortasındaki vida aracılığıyla üst veya alt çeneyi genişletmek, dişlere yer açmak ve hafif çapraşıklıkları düzeltmek için erken dönem tedavisinde kullanılır.
Aparey (damaklık) sadece yemek yerken ve diş fırçalarken çıkarılmalı, kalan tüm zamanlarda (uyku dahil) takılmalıdır. Aparey de mutlaka diş fırçası ve sıvı sabunla fırçalanarak temiz tutulmalı, peçeteye sarılıp unutulmamalıdır.
Uzun süreli (2-3 yaşından sonra devam eden) emzik ve biberon kullanımı çene kaslarına yanlış baskı uygular. Bu durum ön dişlerin açık kalmasına (open bite) ve damak darlığına neden olan en yaygın etkenlerden biridir.
Kesinlikle. Geniz eti büyümesi veya burun tıkanıklığı, çocuğu ağızdan nefes almaya mecbur bırakır. Ağızdan nefes alma ise üst çenenin daralmasına, damak kubbesinin derinleşmesine ve alt çenenin geride kalmasına sebep olur.

Tedavi Sürecinde Beslenme ve Ağız Bakımı

Braketlerin kırılmaması için fındık, leblebi, badem gibi sert kuruyemişler; erik, zeytin gibi çekirdekli gıdalar; lokum, jelibon, karamel gibi dişe yapışan asitli ve yapışkan yiyecekler yasaktır. Elma gibi sert meyveler ısırarak değil, bıçakla küçük dilimlere ayrılarak yenmelidir.
Öncelikle ortodontik (ortası oluklu) diş fırçasıyla tüm diş yüzeyleri dairesel ve süpürme hareketleriyle detaylıca fırçalanmalıdır. Sabah ve akşam yatmadan önce en az 3'er dakika fırçalama yapılmalıdır.
Arayüz fırçası kesinlikle şarttır; çünkü normal fırça tellerin altındaki ve braketlerin yanlarındaki boşluklara giremez. Ağız duşu (water flosser) kullanımı ise şart olmamakla birlikte, tel temizliğinde hijyeni kusursuz hale getiren harika bir araçtır.
Metal veya porselen tel (braket) kullanan hastalarımızın sakız çiğnemesi kesinlikle yasaktır, çünkü sakız tellerin arasına yapışır ve temizlemesi imkansıza yakındır. Şeffaf plak kullananlar ise plaklarını çıkardıktan sonra rahatlıkla sakız çiğneyebilirler.

Çene Eklem Problemleri ve Cerrahi

Alt ve üst dişlerin yanlış kapanması (kapanış bozukluğu) çene eklemine (TME) binen yükü artırarak tıkırtı ve ağrılara yol açabilir. Ortodontik tedavi ve öncesinde uygulanan eklem splintleri ile dişlerin doğru kapanması sağlanarak bu sorun büyük oranda çözülür.
Sadece tellerle düzeltilemeyecek kadar ileri düzey "iskeletsel" çene uyumsuzluklarında (örneğin alt çenenin çok önde veya aşırı geride olması) büyüme çağını tamamlamış yetişkin hastalara uygulanan cerrahi işlemdir. Ortodontist ve Çene Cerrahı ortak çalışır.
Çene kemiğinde yeterli yer yoksa, gömülü 20 yaş dişleri sürmeye çalışırken öndeki dişlere baskı yaparak elde edilen güzel sonucu bozabilir (çapraşıklaştırabilir). Risk görülürse bu dişler tedavi sonlarında veya sonrasında çekilir.
Evet, takılabilir. Diş telleri hamileliğe veya bebeğe hiçbir zarar vermez. Sadece hamilelik döneminde değişen hormonlar nedeniyle diş eti kanamalarına daha yatkın olunur, bu nedenle ağız hijyenine iki kat daha fazla dikkat edilmesi gerekir.
Kaplaması olan dişlere özel yapıştırıcılar kullanılarak braket takılabilir ve hareket ettirilebilir. İmplantlı dişler ise kemiğe kaynaştığı için ortodontik kuvvetle hareket etmezler. Tedavi planı, implantlar sabit bir destek noktası kabul edilerek özel olarak kurgulanır.

Tedavi Sonrası (Pekiştirme) ve Diğer Sorular

Eğer "Pekiştirme Tedavisi (Retainer)" protokollerine harfiyen uymazsanız, dişleri çevreleyen elastik lifler dişleri tekrar eski yamuk haline doğru çeker. Bu nedenle dişlerin iç kısmına takılan sabit koruyucu teller tedavinin en önemli parçasıdır.
Güzel gülüşünüzün bir ömür boyu garanti altında olması için ön dişlerin arka yüzeyine yapıştırılan ince retainer tellerinin yıllarca, hatta mümkünse ömür boyu ağızda kalması tavsiye edilir. Kesinlikle rahatsızlık veya koku yapmazlar.
Evet. Ortodontik tedaviniz bitse dahi, retainer (koruyucu tel) kontrolü ve diş taşı temizliği için yılda 1 veya 2 kez diş hekiminizi ziyaret etmelisiniz. Bu, sonucun sağlığını korumak için elzemdir.
Dişlerinizde kayma yaşanmaması için zaman kaybetmeden kliniğimizi aramalı ve yeniden plak yapımı için randevu oluşturmalısınız. Geç kalınırsa dişler bozulabilir.
Fiyatlar; hastanın ortodontik probleminin (vakanın) zorluk derecesine, tedavi süresine, kullanılacak materyale (metal braket, porselen braket, Invisalign şeffaf plak vb.) ve tedavi planında ekstra bir çene aparatına ihtiyaç duyulup duyulmadığına göre değişiklik gösterir.
Özel kliniklerde SGK doğrudan indirim sağlamaz, dolayısıyla masraflar hasta tarafından karşılanır. 18 yaş altı hastalar için SGK kapsamında belirli oranlarda geri ödeme prosedürleri devlet hastanelerinde mevcuttur, ancak devlet randevularındaki uzun bekleme süreleri nedeniyle özel klinikler sıkça tercih edilmektedir.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde ve sık sorulan sorular (S.S.S.) bölümünde yer alan tüm tıbbi bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Buradaki içerikler kesinlikle bir hekim muayenesi, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlık durumunuz ve size en uygun tedavi yöntemleri için mutlaka uzman bir diş hekimine veya ortodontiste başvurunuz.